6 Ocak 2011 Perşembe

throw me a king now

                        fotoğrafım sizde de yumrugunuzu sıkıp yess deme hissi uyandırmıyor mu?           
^^ 31 Aralık sabahı boğazımda pis bir ağrıyla uyanıp "hay ben senin gibi yılın! bi de pislik yapmadan git uleen" diye çeşitli sosyal ağlardan saydırmıştım. çünkü böyle durumlarda başkasını,alakasız olanı suçlayıp kenara kaykılmanın tadı şahanedir ahaha.(nerede bi önceki postta olgunluk! bıddbıd diyen marl, nerede bu isyankar ergen) lakin bu sefer cidden geçerli sebebim var. ha tabiy şimdi burada bir gece öncesinde minnoşumu yeni ailesine teslim etmek için gittiğim yerde (sahil) rüzgarı bağrıma bağrıma yiyerek tam 1.5 saat bekletildiğimi, winter'ı sarıp sarmalayıp ona sarılmış halde bankta büzüşmüşken dışarıdan " kedisiyle sokakta yaşayan kadın" gibi göründüğümü falan anlatmayacağım ama "sorumsuz,don lastiği kıvamında laçka" insanlar var ve ben hepsine püü boyunuz devrilsin diye tükrüklü halde çemkirmek istiyorum. şu gencecik yaşımda boğazım sarılı,viks kokuları içinde, ayağımda patik tambi nene kıvamındaysam sebebim onlar.


^^ hep söylerim, bir ortamda eli makina tutabilen, düzgün fotoğraf çekebilen tek insan olursanız bütün gece fotoğraf çekmekten yediğinizden,içtiğinizden bi halt anlayamaz bonus olarak da içinde oldugunuz tek bir kare fotoğraf (o da leş gibidir) ile idare etmek zorunda kalırsınız. o yüzden ben bu yılbaşında, o kadar süslemeye-ışığa rağmen kutlama moduna bi türlü girememiş olmanın etkisiyle de "amaan başlarım fotoğrafına yeaa" diyip sadece kendi eğlenceme odaklandım.fakat biraz fazla odaklanmışım, yeni yıla hangi ara girdik farkına varamadım ahah. tabiy sonrasında apansız taglenmelerim yüzünden bir tavşan tetikliğinde bekleyip daha taglenirken havada tagleri kapıp, rezillik delillerini yoketmekle uğraşınca "bütün gece fotoğraf çekmek de iyiymiş aslında" diye düşünmedim değil. 


^^ alkolü fazla kaçırınca ağlayıp zırlayan ya da içinden allien çıkaran kadınlardan değilimdir, genelde sessizleşip öyle mal gibi uzaklara dalar giderim. koy büfeye biblo niyetine yani. ama Winter kedisi gittikten sonra iki kere bu duvarı aştım ve ikisinde de "yavrımm yavrımm" diye zır zır ağladım. birinde taksideydim ve adam hıçkırıklarım arasında "peçete?kolonya?" diye yardım etmeye çalışırken ne için ağladığımı anlayabilse muhtemelen deli diye atardı taksiden. ahah gizli duygusal dediğimiz bu olsa gerek; soğuk,mesafeli ve hırçın lakin içinde jöle gibi kıpır kıpır. Ahmet Hakan biliyorum sen de bendensin :kıps:


^^ cümlelerden sıkılınca Fizy'den sevdiğim şarkı linklerini verip ne de güzel kaçıyordum, onu da elimizden aldıklarında atarın kralını yapmıştım ama az önce bi bakayım dedim ve tataaa! :) eh o halde daha fazla konuşmuyorum ♥♥♥


si yuu!