22 Şubat 2009 Pazar

o lalalala, it's puja!


hayır efendim, kürtçe öğrenmeye karar vermedim.hem ondan önce kırık dökük Almancam ve yeni yetme hevesiyle bekleyen İspanyolca var. peki ne ola ki bu puja? parmaklarınız gugıla kadar yorulmasın burda hazır bulunmuşu var:

şimdi efenim, çok bilmiş edada alıntı yapmak gerekirse "puja is the act of showing reverence to a god, a spirit, or another aspect of the divine through invocations, prayers, songs, and rituals. An essential part of puja for the Hindu devotee is making a spiritual connection with the divine. Most often that contact is facilitated through an object: an element of nature, a sculpture, a vessel, a painting, or a print." (yeea zargan loves us)

tabiy şimdi Hindu, divine, rituals diyince insanın gözü bir korkuyor. nası yani lan uzun uzun elbiseler giyip nnnnnnn naaaniiiii hımmmmmm diye mırıldana mırıldana 8 kollu biblonun önünde ayin mi yapacağız? ıhıh.yok.

en son okuduğum kitaba göre, puja kendini şımartma yolun.hani herkesin yolu kendine gibi bir durum. bu benim için ceset gibi kendimi sürüklediğim bir gün sonunda , sıcacık bir küvet keyfi ya da şarapla yenilen güzel bir yemek, olmadı mumlar ve şömine başı keyfi de olabilir. veyahut da hut, Chaneldir, D&G dır limitleri inletmek, zeytinyağı banyosundan süt banyosuna koşmaktır. ahaha uykusuzlar beni bu hafta "kendini iyice kaybeden insan" başlığı altına almalı. ne küveti lan? popomu zor sığdırdığım ( hayır popo sayzı ile alakası yok, terbiiyaasızlanmayın) ufacık bir duş teknem (alaboraaaa hoyytt) var. ayrıca ne zaman şarapla yemek yicem desem 2 yudum sonra ya kokaa kola var mıydı diye kedi kedi bakan gözlerle etrafı keserim. şömine keyfi güzeldir evet, gözler kaymaya başlar bir miktar zaman sonra. ama onun pisliği, yakacak bir şeyler bulma derdi , yeri, evi .. (2 oda bir salon eve yaptıracak kadar delirmedim henüz) eeah!! ufo iyi ya, aynı şey işte .önüne kuzu postu atarız . (?)

bütün bu film tadında, krem renginde puja öğelerinden sıyrılıp, makul, yapılabilecek olanlara gelirsek : uzun, güzel bir banyo (çemkiren çevreciler) , hımmm hımm yenilen milka çilekli ( kaa'cım sen bugünlerde biraz kaa mı aldın) , lükse giren kozmetik+dermokozmetik bağımlılık ,
tadı damakta kalan filmler, enfes bir hamburger menü ( adı lazım degil ünlü fessfutçuların birinde sadece patates kızartması 2000 kalori :((() , beyaz caffe mocha ve tabiy iflah olmaz bir mum sapığı olarak mumlar, daha çok mum, daha çok! ( mum sapıklarını topluma kazandırma derneği kurulmalı)

şu puja denen meret en çok pazar günü sözünü geçiriyor olsa gerek, zira saatlerdir 4 mum romantikliği ve beyaz çikolatalı gofret eşliğinde tıkı tıkı pc basındayım. osman paşa açlıktan ve henüz kuduz aşısı olmamanın verdiği çıldırmayla miyavlama tonlarını denemekte.

her şey iyi hoş da, bi de buz gibi mutfağa gidip 3 çeşit yemek yap da gel be pujacan!
anca laf, anca çikelata, mum!

rööahhhhh, iyi pazarlar.(karın gurultusuyla konuşma sanatı-level one)
pujah pujah.

2 isyancı:

diskdünya dedi ki...

Ben şimdi burda ismini zikretmek istemediğim bir tanrıya tapıyordum vaktiyle. Ona güvenip şemsiye falan da taşımıyordum. Sonra bi gün yağmur yağdı çok pis, İzmir yağmuru yağdı. Islandım ben. Kulağıma su kaçtı. O gün bu gündür şemsiye taşıyorum. O ismini vermek istemeyen tanrıyla da aramız biraz açık. Sanırım şemsiye benim puja'm oluyor.

vayt çaklıt mokanınsa bence tapılacak bir tarafı yok. yani "weisser şokoladen mocha haben keine tapılacak taraf"

oh yes.

marléne the third dedi ki...

mevzu bahis tapınmak değil,kendimizi, biricik benliğimizi kedi gibi şımartmak.ee hak ediyoruz bu kadarını.
ıch habee keiineee meeiinee dannkeeee!
p.s: yağmur olayı da pis olmuş.hem ne derler,tanrıya güven ama eşşeğini pardon şemsiyeni yanında taşı.

Yorum Gönder

isyanım VII.Henry'e!!