8 Kasım 2009 Pazar

cici kızlarımız okumasın bunu.

bu bir pazar yazısı değildir. çünkü yazarken keyifli değilim.kahvem bile suratsız. Dün geceden beri kafamda evirdim çevirdim , uyudum, uyandım, dellendim, saydırdım yine de içimde kırt kırt yedi bir şey beni , kendimi blogda buldum.

şöyle bir durum var.. dün gece tek gözle tvyi izlerken bir yandan da bloglar arası geziyordum. bir saniye dahi tutamayanından dakikalarca kurcaladıklarıma, izlemeye aldıklarımın yanında koşarak kaçtıklarım da oldu. ama bu zapping turunda birden bir kaç ay önce, biraz da mızlanarak oluşturduğum " mim"ime denk geldim. insan bir süredir görmediği bir eşyasını bulmuş gibi oluyor garip bir his. cevapları merak ederek zinciri takip ettim taa ki çıldırdığım dakikaya kadar.

hatırlamayanlar için mim şöyle bir şeydi. amacı eğlenerek blog sahibini tanımak olan, blog aleminde dolaşan bir sürü mim gibi. buraya kadar tamam, ama 6.soruda bir şeyler birilerini epey rahatsız etmiş olacak ki, bu soru atlanılmış ve devam eden sorularla zincir sürdürülmüş.

o soru ne diyor? " seksin sendeki rengi?" . OMG! ne keddar ayıp! ne kadar ahlaksızca bir soru değil mi? bunu hazırlayan marlene insanı da sorusu kadar ahlaksız olmalı ki böyle bir şeyi rahatça mim içine katmış! ateşlerde yanacaksın marlene!

ahaha yok şu an kızmıyorum inanın. blog açarak , sadece gün içinde ne yaptığını incik cıncık anlatan, cici hanım kızlarımızın bunun gibi ayıpçı bir soruya " cıkcıkcık!" diyerek atlamalarına elbette kızamam. hani kişisel özgürlük çerçevesi bıdbıdbıd. Ancak kendi içindeki ikilemler yüzünden delirmiş olan Hamlet bile der ki : " Aklını kullanıp ölçüyü bul! Yaptığın söylediğini tutsun, söylediğin yaptığını!".

bu durumda sevgili, terbiyeli kızlarımızı tenzih ederek hatırlatmak isterim ki, nice cici kız görünümündeki kaşaroski " anne ben arkadaşımda ders çalışacagım" diyip , cevreye "nikahsız elini tutmam" dediği sevgilisin yatağında almıştır soluğu! hayatını bu kızlara göre daha şeffaf ve rahat yaşamayı seçen hemcinslerine " ona buna veriyor!" diye çamur atarken , kendisi sevgilisinin arabasında " vermem ama mıncırabilirsin " temalı test sürüşlerine hayır dememektedir. ve hatta sırf bu " evlenmeden olmaz!" bilinciyle (?) sağlık için zararlı olabilecek bir takım pozisyonlarda takılıp "namuslarını korudukları" da gazetelerden okuduğumuz şeyler.

hah işte surata okkalı bir tokat gibi çarpan bu gerçeklerin yanında "seksin sendeki rengi?" gibi bir soruya kalkıp pembe desen ne olacak, turuncu desen ne olacak? içinde seks geçti diye cevap veren " seks düşkünü kevaşe " olarak mı görülecek? bundan mı çekinmişler? Sevişmek gibi fonetiği daha yumuşak bir kelime olsa tutumları yine aynı mı olurdu? evet aynı olurdu. çünkü öyle bir sorunun, hatta o kelimenin bloglarında geçmesi bile onları okuyan eş dost için şok etkisi yaratırdı.

Bakın, "namus, ahlak " gibi tehlikeli sayılan konular hakkında biraz rahat konuşanın gözünün oyulmak istendiği garip saçma sapan zamanlardayız, evet. ancak " ahlak" denilen şeyin salt olarak bacak arasında aranmasına kaşım gözüm oynuyor ve bu " arsızlık" değil! ben perde arkasında her boku yiyip sonra da masum bakire ayağına yatan kızlar yüzünden, onlara nispeten hayatını daha şeffaf yaşayanlara " namussuz " etiketi yapıştırılmasına deliriyorum! ellerinde bakire raporu ile "arsızca" ortalıkta dolanarak bununla övünenlere ise şifa diliyorum.

Yani ki ; ahlak denilen şey illa cinsel olarak kapalı kutu gibi olmakla elde edilmiyor kızlar. ahlaklı olmak, yaptığın şeyin arkasında durmakla başlıyor, bunun sorumluluğunu alıp ona göre davranmakla da devam ediyor. Bunun içinde yalan söylememek de var, arkadaşının kuyusunu kazmamak da. "ahlaklı olmak nedir " diye yazıp aratabilirsiniz google'da. Böylece nette " sevgilimi nasıl elimde tutarım ", " erkeği etkileyen şeyler " gibi aramalarla küçülen beyinlerinize biraz oksijen aldırmış olursunuz.

you know you love me!

xoxo!

ps: fotoğraf by the flow. ( deviantart)

4 isyancı:

şahin dedi ki...

bu konuyu irdeleyen nice yazıdan sanırım bu kadar eğlenerek okuduğum pek nadirdir:) çok genişletmemekle beraber vermek istediğini gayet açık sezdirmişsin eh bundan sonra yeri geldiğinde kardeşim gidin marlene'nin yazısını okuyun diye telkinde bulunulabilir gönül rahatlığıyla..

marléne the third dedi ki...

mesaj verme kaygım yoktu, gerçekten delirdim ve kustum.
bir diğer yazım da reel kevaşeler üzerine olacak sanırım ahaha

nora dedi ki...

Cidden açık ve net bir şekilde çoğu kişinin konuşmaya dahi çekindiği şeyleri gayet güzel yazmışsın... Kesinlikle katılıyorum... Özellikle kadınların cinsellik denince utanmaları, çekinmeleri ancak erkeklerin ise aksine böbürlenmeleri yıllardır kanıma dokunan bir olgudur... Aynen dediğin gibi; pembe desen ne olacak, "aha bu hatun yollu" mu diyecek insanlar? Bu kadar da olamaz sanmıyorum...

Ama bunun dışında yine de iyimser bir yaklaşımla bazı insanların cidden bambaşka şartlara sahip olduğunu ve blogunda "seks" kelimesinin geçmesinin dahi cidden kendisine zarar verebileceğini düşünmesi sebebiyle o soruyu atlamış olabileceğini düşünmek istiyorum...

marléne the third dedi ki...

teşekkür ederim..
anlamakta zorlandığım çok şey var.. uzun süre de anlayabileceğimi sanmıyorum. ancak bu şekilde yazıp öfkemi dindirmeye çalışıyorum işte..

Yorum Gönder

isyanım VII.Henry'e!!